340 KENTTE ARABA KULLANIMI YASAKLANIYOR
*- ÇANAKKALE GEÇİLMEZDİR Karadağ’ın ünlü kenti Kotor’un kuşbakışı fotoğrafını görünce, önce İstanbul Boğazına, sonra da uzan zamandır gitmedim Marmaris’in harika kıyılarına benzettim. Vize olmadığı için Türkiye başta olmak üzere çok turist çekiyor. Dağların öte yanında ise milyarlık malikâneler var. Bunları ve fazlasını şu anda oralarda olan Doğan Prepol’un ayrıca anlatımlı videosundan öğrendim. 18 Mart olduğu için, milli duyguları, lafta olanlardan, benim gibi çok fazla olduğunu bildiğim Doğan prepol ayrıca kartpostal gibi hazırladığı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şahlanmış bir atın üzerindeki kalpaklı fotoğrafı da gönderirken üzerine de şunları yazmış: ‘Çanakkale Koca Seyit’dir, Nusret Mayın Gemisidir. On beşlik delikanlılardır. Tamamı şehit olan 57’nci alaydır. Çanakkale Mustafa Kemal’dir. Çanakkale geçilmezdir…’
*- SAYILARI ARTIYOR
Çok yıllar önce İzmir’in öncülük ettiği bir sistem 340 Avrupa şehrinde yaşama geçiriliyor.
Araba kullanımını bu kentlerde kısıtlanıyor!
340’tan fazla Avrupa şehri, hava kalitesini iyileştirmeyi, trafik sıkışıklığını azaltmayı ve sürdürülebilir kentsel yaşamı teşvik etmeyi amaçlayan araba kullanımını kısıtlayıcı önlemler uyguladı.
Bu kısıtlama hamlesi, iklim değişikliğiyle mücadele ve daha yaşanabilir, yaya dostu kentsel ortamlar yaratma yönündeki daha geniş çabaların bir parçası oldu.
Yani birçok Avrupa şehri, öncelikle araç emisyonlarından kaynaklanan yüksek hava kirliliği seviyeleriyle mücadele ediyor.
Araç kullanımını kısıtlamak, solunum ve kardiyovasküler hastalıklarla bağlantılı olan nitrojen oksitler (NOx) ve partikül madde (PM2.5) gibi kirleticileri azaltmaya yardımcı olacak.
Çünkü ulaşım, sera gazı emisyonlarını arttırıyor.
Trafik sıkışıklığı birçok şehirde önemli bir sorun ve boşa harcanan zamana, artan yakıt tüketimine ve daha yüksek emisyonlara yol açıyor.
Araba kısıtlamaları sıkışıklığı hafifletmeye ve trafik akışını iyileştirmeye yardımcı olacak.
Şehirler, araç kullanımını sınırlayarak karbon ayak izlerini azaltmayı ve Paris Anlaşması gibi anlaşmalarla belirlenen iklim hedeflerine ulaşmayı hedefliyor.
Araba kullanmaya göre daha sağlıklı ve çevre dostu alternatifler olarak toplu taşımayı, bisiklete binmeyi ve yürümeyi teşvik ediyor.
Araba kullanmaya verimli alternatifler sağlamak için otobüsler, tramvaylar ve metro sistemleri gibi toplu taşıma altyapısına yatırım yapıyor.
*- BENİMSENEN ORTAK STRATEJİLER
Düşük Emisyonlu Bölgeler (LEZ’ler): Birçok şehir, hava kirliliğini azaltmak için yüksek kirleticili araçların kısıtlandığı veya yasaklandığı LEZ’ler kurdu.
Sınırlı Trafik Bölgeleri (LTZ’ler): Özellikle tarihi şehir merkezleri olmak üzere belirli alanlar, araç erişimini sınırlamak, böylece kültürel mirası korumak ve yaya güvenliğini artırmak için LTZ’ler uyguladı.
Tıkanıklık Ücretlendirmesi: Bazı kentsel alanlar, gereksiz araba yolculuklarını caydırmak ve tıkanıklığı hafifletmek için yoğun saatlerde belirli bölgelere giren araçlar için ücretler getirdi.
*- ÖNEMLİ ÖRNEKLER
Paris, Fransa: Paris, Kasım 2024’te merkezi bölgelerde ilk LTZ’sini tanıttı ve giriş için geçerli bir sebep olmaksızın motorlu araçları yasakladı.
Bu girişim, hava kalitesini iyileştirmeyi, gürültüyü ve trafiği azaltmayı, kamusal alanları yayalar ve bisikletliler için geri kazanmayı amaçlıyor.
Barselona, İspanya: Şehir, yürümeyi ve bisiklete binmeyi teşvik etmek için araba erişimini kısıtlayan, dokuz şehir bloğu genişliğinde yalnızca yayalara açık alanlar olan “süper bloklar” uyguladı.
Bu yaklaşım, daha sürdürülebilir bir hareketlilik yaratmayı ve kamusal alanları canlandırmayı amaçlıyor.
Gent, Belçika: Bir dolaşım planı, şehir merkezini büyük ölçüde araçsız bir alana dönüştürdü, trafik sıkışıklığını önemli ölçüde azalttı ve bisiklet ve toplu taşıma kullanımını artırdı.
Oslo, Norveç: Şehir merkezindeki park yerlerini kaldırdı ve toplu taşıma ve bisiklet altyapısına büyük yatırımlar yaptı.
Amsterdam, Hollanda: Bisiklet dostu politikalarıyla bilinir ve şehir merkezindeki araç trafiğini azaltmak için önlemler uyguladı.
Londra, İngiltere: Trafik Sıkışıklığı Ücreti ve Ultra Düşük Emisyon Bölgesi (ULEZ), şehirdeki trafiği ve emisyonları önemli ölçüde azalttı.
*- SIRALARINI BEKLİYORLAR
Belki bir gün, konunun, ekonomik ve sosyal etkilerini, çevresel iyileştirmeleri, gelişmiş kentsel yaşanabililiği, ekonomik hususları, sağlık faydalarını ve bu girişimlerin, özel araç kullanımından ziyade çevre sağlığına ve yaşam kalitesine öncelik veren sürdürülebilir kentsel gelişime yönelik daha geniş bir Avrupa eğilimini yansıtmasını anlatmaya çalışırım.
*- İZMİR’DE NE YAPILMIŞTI?
Dr. Burhan Özfatura iki dönem başkanlık yaptı, İzmir’de.
Türkiye’nin en önemli maliyecilerinden olan ve birçok kanunda, mevzuatta imzası olan Dr. Burhan Özfatura kentlerin gecekondularla büyümesini önlemek için bir öneride bulunmuş ve ‘İzmir’e girecek olanlara vize uygulanmasını’ istemişti.
Yani, kim ‘gezmeye ya da ziyarete geliyorsa’ aynen bize ‘vize uygulayan’ şimdiki Avrupa ülkeleri gibi, mal ve mülkleri, paraları olduğuna ve işi bitince geri döneceğine dair’ muvakatname imzalamaları gerektiğini istedi ama uygulamaya sokamadı.
Konu uzun ama özeti bu…
Muhafazakâr bir yapıya sahip olan, namazlarını kaçırmayan, orucunu tutan yani dini vecibelerini birçok kişiden fazla ve yerinde uygulayan Dr. Burhan Özfatura ne demişti söyleyeyim mi;
‘Artık cami yapılarını durdurmalıyız. Cami yapacağımıza camilerdeki cemaat sayısının artması için çalışma yapmalıyız. Neredeyse her sokağa bir cami yapacağız. Olmaz olmamalı!...’
Kendisi hala mesleğinin başında, isteyen sorabilir, isteyen de gazete arşivlerini karıştırabilir.
*- BİRER GÜN ARAYLA
Ama asıl ve önemli konulardan biri de şu:
Dr.Burhan Özfatura, bir ara Meclis kararı aldırdı;
İkinci bir karara kadar İzmir’de bir gün tek, diğer gün çift plakalı araçlar trafiğe çıkacak!’ diye…
Böylece hem şehir trafiği rahatlayacak, hem de belediye otobüsleri ile daha rahat ve güvenli yolculuk yapılacak, işine, evine herkes daha çabuk bir şekilde ulaşacaktı.
Trafik yoğunluğu ve sıkışıklığı, beklemek ortadan kalkacaktı.
Dediğini yaptı.
Ama bu karar bir hafta sürdü.
Her araç sahibi itiraz etti.
Siyasiler de devreye girdi.
Baskılara dayanamayan Dr. Burhan Özfatura sonunda pes ederek, uygulamayı kaldırdı.
Her gün büyük şehirlere 200- 300 yeni araç girişi oluyor.
Bu rakam artıyor ya da azalıyor.
Ama yeni yollar var mı?
Şikayette üzerimize yok da, uygulamalara hemen karşı geliyoruz.
Anlattım Avrupa’daki yeni uygulamaları…
Yakında daha etkili olanları duyacak ve göreceğiz.
Tercih toplu ulaşımlardan yana olacak, metrolar, tramvaylar, deniz yolları gibi…
*- SANATÇILAR TEK BİR KURUM ALTINDA
İzmir’in yıldızı parlayan ilçelerinden Seferihisar’da yaşayan sanatçılar, sivil toplum örgütü temsilcileri, muhtarlar ve yerel yöneticiler iki gün süren çalıştayda bir araya geldi.
Seferihisar’ın kültür politikalarının tartışıldığı Seferihisar Kültür Politikaları çalıştayı sanatçıların tek bir kurum altında birleşme fikri ve ile Seferihisar’da uluslararası bir festival yapma çağrısıyla sona erdi.
Çalıştay, KültürEkoloji’nin tiyatro grubundan Hale Tüblek ve Hasan Tanay’ın hazırladığı kısa bir oyunla başladı.
Nuriye Hepterlikçi konuşmasında Seferihisar’ın binlerce yıl önce kurulan Teos Sanatçılar Şehri ile anılmasına dikkat çekerek, Seferihisar’ı gelecek nesillere yine bu kimlikle aktarmak gerektiğini vurguladı.
İnanç Karabulut da konuşmasında Seferihisar’ın Teos Antik Kenti’nde kurulan Sanatçılar Şehri’ne vurgu yaparken, geçmiş ile övünmenin sadece kültürü yaşatmak anlamına da gelmediğini söyledi.
Teos’un sadece turistik mekân olarak ele alınmamasını, kültürel aktivitelere de ev sahipliği yapan bir yer olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
*- ‘BİR ULUS DOĞUYOR’
Karşıyaka Belediyesi, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde ‘Çanakkale: Bir Ulus Doğuyor’ adlı müzikal gösteriyi izleyiciler ile buluşturuyor.
Bostanlı Suat Taşer Sanat Merkezi’nde sahnelenecek gösteride türküler ve danslı anlatımla Çanakkale Destanı canlandırılacak.
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Çanakkale Destanı’nı, sanatın gücüyle sahneye taşıyarak hem kahramanlarımızı anacak hem de bu bilinci gelecek nesillere aktaracağız. Tüm vatandaşlarımızı bu anlamlı etkinliğe bekliyorum” dedi.
Katılımın ücretsiz olduğu bu anlamlı gösteride Karşıyaka Belediye Orkestrası, Belediye Tiyatrosu ve Halk Dansları Topluluğu sahne alacak. Türk milletinin kaderini değiştiren Çanakkale Destanı, müzik, tiyatro ve dansın birleşimiyle sahneye taşınacak.
Müzikal gösteri öncesinde Suat Taşer Sanat Merkezi’nin girişince bir müze oluşturulacak ve daha önceden belirlenen Çanakkale Zaferi ile ilgili fotoğraflar, canlı heykel performans sanatçıları tarafından canlandırılaca. Ayrıca, katılımcılara Çanakkale Savaşı’nda Türk askerlerinin öğününü oluşturan hoşaf ve ekmek ikram edilecek.
*- EN ÇOK KONUŞULAN DİZİLER
Şubat 2025'te medya ve sosyal medyada en çok konuşulan televizyon dizileri araştırıldı.
‘Uzak Şehir’ sosyal medyada, ‘Şakir Paşa Ailesi’ ise medyada en çok konuşulan dizi oldu.
Araştırmaya göre; sosyal medyada dram, medyada ise tarih dizileri daha çok konuşuluyor.
Araştırma, medya platformları arasındaki izleyici dinamiklerinin nasıl değiştiğini gösterirken, mecraya göre değişen izleyici eğilimlerine ve dizi izleyicilerinin içerik tüketim tercihlerine de ışık tutuyor.
Sosyal medyada, duygu yoğunluğu yüksek sahneleri ve çarpıcı karakter ilişkileriyle öne çıkan diziler büyük ilgi gördü.
Dram ve romantik temalı yapımlar, sosyal medya platformlarında geniş yankı uyandırırken, karakterlerin hikâyelerindeki dönüm noktaları ise izleyiciler tarafından sıkça paylaşıldı ve tartışıldı.
Bu bağlamda, Uzak Şehir (Kanal D) sosyal medyada en çok konuşulan dizi oldu. Yüksek etkileşim alan sahneleri ve olay örgüsünün sosyal medya platformlarında sıkça tartışılması, dizinin geniş bir kitleye ulaşmasını sağladı.
Bu başarı, sosyal medya kullanıcılarının özellikle duygu yüklü yapımlara olan ilgisini bir kez daha ortaya koydu.
*- SIRALAMA ŞÖYLE
Sosyal Medyada En Çok Konuşulan Diziler:
1.Uzak Şehir (KanalD) 685.900 ileti, 2.Rüzgârlı Tepe (Kanal7) 619.600 ileti, 3.Kızıl Goncalar (Now TV) 616.700 ileti, . Kızılcık Şerbeti (Show TV) 561.800 ileti, 5. Hudutsuz Sevda (Now TV) 338.700 ileti, 6.Deha (Show TV) 284.800 ileti, 7.Kral Kaybederse (Star TV) 277.100 ileti, 8.Piyasa (KanalD) 260.400 ileti, 9.Bir Gece Masalı (ATV) 249.400 ileti, 10.Sahipsizler (Star TV) 216.400 ileti,,,
Geleneksel Medyada En Çok Konuşulan Diziler:
1.Şakir Paşa Ailesi (Now TV) 3.071 haber, 2.Kızıl Goncalar (Now TV) 2.615 haber, 3.Uzak Şehir (Kanal D) 2.573 haber, 4.Kızılcık Şerbeti (Show TV) 2.056 haber, 5.Bir Zamanlar İstanbul (TRT1) 2.001 haber, 6. Kuruluş Osman (ATV) 1.698 haber, 7.Arka Sokaklar (Kanal D) 1.543 haber, 8.Siyah Kalp (Show TV) 1.523 haber, 9. Annem Ankara (Kanal D) 1.389 haber, 10.Deha (Show TV) 1.344 haber…
Now TV’nin geleneksel medyada güçlü varlığı, Kanal D’nin her iki mecrada da önemli bir konumda olması ve aksiyon ile dram türlerinin medya platformlarına göre farklı şekillerde öne çıkması, izleyici ilgisinin nasıl çeşitlendiğini gözler önüne seriyor.
*- GÜZELLİKLERİN KÖTÜ YÖNLERİ
21.yüzyılın hayatımıza getirdiği yenilik, hayatımızı kolaylaştıran “internet” oldu.
Ama her güzel şeyin kötü yönleri de vardır.
Burada da başımızın derdi “Siber Güvenlik”.
Fiziksel hayatın suçluları, dolandırıcıları, kendilerine yeni bir ortam buldu. Üstelik bu ortamda, neyin ne olduğunu tam anlayamamış bir büyük kitle mevcut.
Buna karşılık devletin önlemleri, özellikle kurumlar arasındaki koordinasyon (banka – ISS – Kolluk – Hukuk) eksik.
Kanuna baktığımızda, süber suçluların (hırsızların) yakalanmasının hedeflenmesinden çok, kurumların verilerini çalınmasının ya da sızıntı haberi verenlerin cezalandırılmasına yönelik maddelerin ağırlıklı olduğu görülüyor.
*- KALICI OLMALI
Bu koordinasyon eksikliğinin giderilmemesi ve suçluların hedeflenmemesi sayesinde, çok katmanlı siber suçlular ortamı işlerini yıllardır gayet rahat yönetiyor.
Çünkü para ya da özel verileri çalanların (hırsızın) izlerinin takip edilmediklerini, siber istihbarata yönelik çalışmalar yapılmadığı ve kalıcı önlemler alınmadığını görüyoruz.
Bu nedenle de, en fazla bu verileri derin webde, telegramda vsvs satmaya çalışan daha acemi olanlar yakalanıyor ya da daha kötüsü kurbanlar sıkıntıları ile başbaşa kalıyor. (Ortamı şöyle basitçe sınıflandırabiliriz : Hackleyen ya da bilgileri alanlar (çalanlar), bu verileri satılabilir hale getirenler, derin ağda, telegramda vsvs satanlar).
*- GÜVENLİK KURULUNA İŞ DÜŞÜYOR
Bu takibe yönelik önlemler alınmadığı ve koordinasyon için çabalanmadığı için, ilk kez 2012’de oluşturulan USOM – SOME – Siber Güvenlik Kurulu gibi kuruluşlara ve de arada sırada da olsa toplanmalarına rağmen, aradan geçen 13 yılda devlet kurularından kişisel veriler çalındı, çok sayıda telefon, SMS ya da banka dolandırıcılıkları yaşandı, birçok kurumun verileri sızdı.
*- UZMANLARA GÖRE
TBMM’den geçen siber güvenlik kanunu, dijital dönüşüm ve siber tehditlere karşı önemli bir adım olmakla birlikte, kişisel verilerin korunması, şeffaflık, ifade özgürlüğü, özel sektör üzerindeki yük ve uluslararası standartlarla uyum gibi konularda eksiklikler içeriyor. Bu eksikliklerin giderilmesi, kanunun daha etkili ve kapsayıcı olmasını sağlayabilir.
*- ‘ASKIDA PİDE’ DAYANIŞMASI
Karşıyaka Belediyesi ile İzmir Fırıncılar Odası iş birliğinde başlatılan ‘Askıda Pide’ kampanyası, yoğun ilgiyle devam ediyor.
İhtiyaç sahipleri ile hayırsever vatandaşlar arasında köprü olan kampanya sayesinde Ramazan’ın bereketi çoğalıyor.
Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Ramazan’ın bereketini hep birlikte büyütmeye devam ediyoruz. Desteğini esirgemeyen tüm Karşıyakalılara teşekkür ediyorum” dedi.
İlçedeki 69 fırında devam eden uygulama sayesinde, ihtiyaç sahibi vatandaşlar herhangi bir ücret ödemeden fırınlardan pide temin edebiliyor.
Ramazan ayı boyunca devam edecek olan ‘Askıda Pide’ kampanyasına katılmak isteyen hayırseverler ise, ilçedeki fırınlara giderek diledikleri miktarda pide bağışında bulunabiliyor.









0 Yorum