Duyan var mı??? Ya da işin vahametini anlayan??
Günaydın Can-Canlarım; Bazen aklımı kurcalayan o kadar şey oluyor ki...boşluktan herhalde diye düşünüyorum. Eh, yaş kemale erdi maşallah! Çoluk çocuk, torba boncuk düşünecek zamanları çoktan geçtik, hatta kendi bilgimize güvenir olduk sayılır ama dünya halleri geliştikçe, değiştikçe, bizler kemale erebiliyor, sağlıklı kararlar alabiliyor muyuz acaba?? Hiç sanmıyorum! Muhakkak endişe edilecek, bir bit yeniği, veya sinek kanadı çıkıyor ortaya. Yaşadığımız müddetçe de bu böyle devam edecek gibi...hayat durulmuyor, endişeler mümbit arazideymiş gibi, biri bitip diğeri filizleniyor, insanların değer yargıları, düşkünlükleri, sapkınlıkları, karakter bozuklukları o kadar sarmışken etrafımızı, neye uğradığımızı, hatta nerede olduğumuzu sorgular gibi, eller, bakışlar, sözler nereye konacaklarını bilemeden savruluyor...
İnsanlarda, iyi bakış tükenmiş vaziyette! Nasıl olmasın ki? Hemen yanıbaşımızda kıran kırana bir savaş! Acı ve kayıpların çığlıkları her gün kulağımızda. Kendi ülkemizdeki değişimleri değil ayak uydurmak, kabul etmek imkansızlaştı adeta! Umutlar karardı, sıkıntılar, dört bir yanımızı sardı. Geçim derdi baş rolde, işsizlik, sağlık problemleri, devletin yetersiz ve ilgisizliğinden kaynaklanan dertler yağmur gibi yağıyor...nereye baksanız, belirsizlik, umutsuzluk, ve akabinde hüsran sarmış vaziyette etrafımızı. Halkın derdiyle, hükümetin derdi bir değil! Halk, geçinemiyoruz, açız, yokluk içindeyiz, mutsuz ve umutsuzuz diye bağırıyor adeta, ama baştakilerin derdi başka! Sayın Erdoğan'ı bir 4 sene daha nasıl başta tutabiliriz...
Pahalılık, geçim derdi yoksul vatandaşı, hatta orta hallileri bile yoksullaştıracak raddeye gelmiş, hazret hala, ekonomide dünyanın ilk 10'u arasına girebilme sevda ve hayalleri içerisinde!! Yahu sayın EKONOMİST! Siz evvela kendi halkınızı uçurumdan kurtarın da sonradan sıra kapmaya geçin! Beceremediniz, sınıfta kaldınız her idari yönden diyoruz, ama anlatamıyoruz! Bizim çaldığımız havayla, idarecilerin dinlediği hava tamamen ayrı! Onlar oyun havasında kıpır kıpır, kıvırtıyorlar, halk da cenaze marşını içlerine sindirmeye çalışıyor...Her yerde tezatlar vardır, ama bizim yaşadığımız tezatlar çok çarpıcı... saraylarda oturmaya alışık olanlarla, çöplerden yemek artıkları toplayacak raddeye gelen imkansızların durumları ortada...ekmeğine katık edeceği yiyeceği zor bulanlara, 'REİS'in yediği ve tavsiye ettiği cennet hurmaları, halkın erişiminin çok uzağında...ucuzluk için pazara koşan ahali, artık pazar yerinin lokantaların çöplerini toplamaya başladı...Emine hanım, evvelden Kasımpaşa da pazara gidermiş, avanesini toplamadan, tebdili kıyafet bir zahmet edip zatıalinize arz etse...diyorum da cayıyorum, ona da bir kılıf uydurulur nasıl olsa...
Eğitimi de bitirme sevda ve çabalarına tahammül etmek imkansız! Laikliğe tahammülü olmayanların, küçücük dimağları bulandırmak için Milli Eğitime de el atıp, her okula kayyum gibi imam veya din adamı sokma çabalarına sessiz kalabilmek mümkün mü??? Dinin imandan geldiğini bir türlü anlatamadık! İman edersen, var olan inançlar, yaptırımla gerçekleşemez! Bir anlayın artık bunu yahu!!! ALLAH ile KUL'UN ARASINA GİRMEKTEN VAZ GEÇİN!!! Sizlerin bu baskılarıyla, dine olan itikadımızı da köreltiyorsunuz, ey din tüccarları! Çekin ellerinizi temiz yürek ve dimağlardan!!! İsyan ettirdiniz artık! Kişiyi, ibadete zorlayamazsınız! İbadet gönül ve düşünceyle olur. Zorlamayla, iş inada biner!!! Duyan var mı??? Ya da işin vahametini anlayan?? Dine itikadı olanları bile bezdirdiniz bu yaklaşımlarla, neyin ispatı içindesiniz? Bırakın kullar, Allah'a nasıl inanacaklar, nasıl yolunda gideceklerse, kendi öz irade ve düşünceleriyle karar versinler!! Ama yok!! İlle de baskı, ve halkı, Atatürk ilkelerine bağlı olmaktan ayırmak...
Koyuverdim, beni sıkan, hatta boğan düşüncelerin bir kısmını dışarı! Rahatladım mı? Yooo! İt ürür kervan yürür demiş atalarımız...









0 Yorum