Telefon
WhatsApp
Hangisi doğru???

**Yazar der ki; insan ışıklar içinde kolay kolay uyuyamaz. Işık gözü rahatsız eder çünkü. Mecbur kalanların da ekseriyeti 'göz bantı' kullanır. Uyuyacaksan eğer, ortamın zulmet olması(karanlık olması)-bu kelimeyi de yeni öğrendim...malumunuz üzeri, öğrenmenin yaşı yoktur...en zor yatılan uyku, geceleri ışıkların sönmediği hastane odalarıdır demiş Muhsin bey, yalan da değil...hele hele mezarda diye devam ediyor sözlerine, orada bedene rahatsızlık verebilecek börtü böceğe değinmiş ki, ben es geçtim, kulağa hiç de hoş gelmeyen bir olası akıbet...hem, ayrıca mezarda ışık nasıl olabilecek ki, ''kimse şimdiye kadar içerisi aydınlık olsun diye, mezara elektrik kablosu döşememiş diye devam ediyor sözlerine, hicvederek. 
   Ayrıca Goethe'ye de değinmiş, Kızılkaya; Almanca-''Mehr Licht'', ''Biraz daha ışık'' olarak Türkçe'ye çevrilmiş. Goethe, hayatının son demlerini yaşarken hep bu sözleri sarf etmiş...sonsuzluk olarak gideceği yerdeki karanlığı aydınlıkla telafi etmeye çalıştığından, aydınlığa olan özlemini etrafındakilere sıkça hissettirmiş...
     Necip Fazıl Kısakürek de ''Nur'' şiirinde, Allah'tan ''nur'' talep etmiş, 'Sen ol dersin olur, Nur bize Allah'ım nur!'' Onun içindir ki, bir çok kişinin tercihi, ''Nur içinde yatsın'' yönündedir. Daha, ulvi bir ışık sanki, daha hayırlı, daha kutsanmış...
Işık, fizikseldir; ölçülebilir, kırılabilir, yansıtılabilir. O karanlığı keser ama yenemez; her ışığın ardında bir gölge gizlen, her parlaklığın kenarında bir belirsizlik vardır. Bir el feneri olur yol gösterir, bir elektrik sobası olur ısıtır, karanlıkta mekana hacim kazandırır büyütür: ama kendisi bir amaç değildir. Karanlıkta doğar, karanlıkta söner.
Nur ise başka bir alemin sakinidir, günahkarların arasında onu aramak beyhudedir. O maddenin ötesinden sızan, bir ölçü birimine sığmayan, kalpten kalbe fısıldayan bir esintidir. Nur, bir annenin çocuğuna bakışındaki şefkat, bir bilgenin sözlerindeki hikmet, bir ibadet anındaki huşu, bir sevgi, bağındaki sıcaklıktır...ışık gölge bırakırken, nur, karanlığı tamamen siler. Çünkü nur, karanlığın zıddı değil, onun yokluğudur. Nur içseldir; dış dünyayı değil, iç dünyayı dönüştürür. O, bir lamba gibi yanmaz, bir güneş gibi batmaz; ebedidir, sınırsızdır. Işık bizi kör edebilir, nur ise gözlerimizi açar, çünkü nur görmekten öte anlamaktır.
Işık dışarıya yöneliktir, dünyaya; nur ise içeriye, nefsin derinliklerine, o en kuytu köşeye doğru akar, ışık maddeye hizmet eder, nur ise manaya. Işık, bilimle açıklanabilir, nur inançla hissedilir. Biri evrenin yasalarını aydınlatır, diğeri evrenin anlamını. Işık, zamanla solar; nur, zamanı aşar. Işık bir ayna ise, nur o aynanın ardındaki sırdır. Biri kırılır, diğeri ebedi kalır.
Şimdi şu soruya samimiyetle cevap verelim;
Ölürken sizimezara yolcu edenlerin arkanızdan, ''nur içinde yatsın'' demelerini mi, yoksa ''ışıklar içinde uyusun'' demelerini mi istersiniz?**
     Sıkılmadığınızı ümit ederim...ben çok sevdim bu paylaşımı onun için de siz dost ve arkadaşlarımla, özetleyerek paylaşmak istedim. Adeta yumuşak karnımıza basılmış; her şeyde, modern anlayışa hizmet etmek doğru değil demek ki! Daha ziyade ''nur'' kelimesi, ekseriyetle din ile bağdaştırıldığından, Allah'ın 'Nur'una inandığımız için, gerici olarak yanlış tanımladığımız kişilerin kullandığı kelimeleri kullanmamaya özen göstermek de hata...herkes, kendi aklı ve hür seçimiyle benimsemeli kullanacağı sözleri, inançları dahil her şeyi, asla baskı ve yaptırıma tabi tutulmadan...ama şaşkınlık, bilgisizlik, belirsizlik, adaletsizlik o kadar sardı ki dört bir yanımızı, beşer şaşıyor doğru karar vermekte, çünkü kimin haklı kimin haksız, kimin doğru kimin yanlış olduğu kararı ehliyetsiz sürücülerin elinde...onun için de her n bir kaza olasıdır...

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Anket

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği