Heykeli dikilecek kadınsın!
Günaydın Can-Canlarım; Hayata bağlı, ama her şeye, her zorluğa, her güçlüğe rağmen bağlı olan kişilere o kadar hayranım ki...bu mücadeleci bir ruh, hayata körükörüne bağlılık, yüksek pozitif enerji ve beraberinde getirdiği sınırsız hoşgörü ve minnet duygusu...satın alınamaz değerler, ancak yükte, maddeten hafif ama manen, zaman zaman sağlayabilmek uğruna büyük bedeller ödediğimiz bir aşk.....
Ben de bu gözü bağlı aşıklardan biriyim. Hayata bakış açım, evvel ezel, çocukluğumdan beri aynı sevinçle sürüyor. Hiç mi derdim yok? Hiç mi sıkıntı çekmedim? Sağlığım hiç mi beni ürkütmedi?? Hiç mi ihanete uğramadım? Hiç mi maddi ve manevi değerler kaybetmedim???? Ooooo! İnsan olmanın dayanılmaz hafifliğine kapılıp hiç mi kazık yemedim? İhanet görmedim? Allah'ın lütfu hayatı, 82 yaşıma kadar her şeye rağmen taşımışım, hiç bütün bu saydıklarımı yaşamadan gelebilmek mümkün mü? Neler gördüm, neler geçirdim, kimler geldi, kimler geçti...Vadedilen cenneti yaşıyorum! Etrafımda beni dimdik ayakta tutan, evlatlarım, kıymetlilerim, dostlarım, vefalılarım, ve pek tabii ki, olmasa da olurlar da var...ama onlar olmasa, iyilerin kıymetini nasıl bileceğiz??? Allah dağına göre kar verirmiş. Yüküne göre de kudret ve kuvvet, taşıyabilen ipi göğüslüyor...taşıyamayanlar da yarışı yarı yolda pes ederek bırakıyorlar ki, bu da hayata sımsıkı tutunabilmeyi bilenlerin zaferi oluyor...
Bütün bunları okul arkadaşım, kardeşim, dostum, sevgili Sumru San'a ithaf ediyorum. Sınıfta bizleri alfabe sırasına göre oturturlardı. Şans eseri, hep aynı şubelerde kalabildik, ve arka arkaya oturduk...Ben hayatımda, yaşama bu kadar pençeleriyle bağlı, hatta yarışırcasına dertleriyle boğuşan, sağlığından dolayı geçirdiği dayanılmaz acıları, gülerek karşılayan, adeta meydan okuyabilecek güçte olan bir kişiye rastlamadım, dersem bana inanın...Mutlu sonla bitmeyen bir evlilik yaptı, çalıştı, çabaladı, aslan gibi iki erkek evlat yetiştirdi, Allah bağışlasın bir de kız torunu var...ama hayat kuvvetli ve kudretli biri, kaldırır diye ona çok yüklendi...çeşitli hastalıklarla mücadele etti, sayısız operasyon geçirdi, Suna Pekuysal gibi iki büklüm dolaştı, hatta yediği darbelerden çenesi, adeta boynuna düştü, tekerlekli iskemleye mahkum oldu, önemli günlerin hepsine icabet etti, azminin ve hayata bağlılığının önünde hiçbir engel tanımadı!! Gayret ve dayanabilme gücü ondan sorulur hale geldi...geçen gün telefonla görüşürken, ''yürüyebiliyorum, zorla da olsa'' dedi...gözlerimden yaş boşaldı, sevinç ve saygıdan...
Yürü be benim aslan kardeşim. Heykeli dikilecek kadınsın! Bazı şımarık, mızmız ve olumsuzlukları benimsemiş salaklar senden ders ve feyz almalılar! Sen bizim sevgili kardeşimiz ve umut kapımızsın. Başımıza gelen veya gelebilecek sıkıntılarda ışığımızsın, ''sen yendin, belki biz de yenebiliriz' kavramıyla umut kapımızsın sevgili kardeşim. Hayata bağlılığını ve mücadeleni sürdür ki, seni idol olarak karşımızda ve belleğimizde taşıyabilelim. Allah içindeki yaşam sevgisini, pozitif enerjini, insanlara olan hoşgörü ve affediciliğini, köreltmesin. hep önümüzde emsal olarak kal, sevgi ve sağlıkla kal, canım benim....
Özeline giren şeyler paylaştım belki ama, bunlar o 'ulu dağın' görünen dışarıya yansıyan kısmı, içindeki yanardağları kim bilebilir...
Bana kızmadığını umuyorum, çünkü seni çok seviyor, sonsuz ve ibretle takdir ediyorum. Allah içindeki yaşam ateşini söndürmesin canım kardeşim...









0 Yorum