İT ÜRÜR, KERVAN YÜRÜR....
Günaydın Can-Canlarım; Ben bu vatanımın gidişatından hiç memnun değilim, sürekli bir tedirginlik içindeyim, birçoğumuz gibi...gel gör ki, söylenmekten, çemkirmekten, kızıp, küfür ve lanet okumaktan başka bir şey yapmak gelmiyor elimden.
84 yaşıma girmek üzere olan bir kadın vatandaşım, lise eğitimiyle sınırlı bir öğrenim görmüş, ama yaşadığı hayat geçirdiği iktidar, ihtilal ve evreler, aklı olan her insan gibi, çok şey öğretmiş, benimsetmiş biri! Elinden neler gelebilir ise onunla yetiniyor; her gün, bizleri bu durumlara düşürenleri Allah'a havale ediyor, ''Selamün kavlen min rabbin rahîm'', çekerek lanet okuyor...halbuki, yaş kemale ermiş, etrafındaki, ailesindeki, sevdiklerinin bekası ve selameti için dualar edeceğine, kalan günleri her ne kadarsa, tadını çıkartarak yaşama tutunacağı yerde...derken hemen aklında bir şimşek çakıyor; ''bak getirdiler yine o uğursuz, hain Kılıçdaroğlu'nu tepemize diye...Yeter be! Bu zamana kadar ettiğin kötülükler, yıktıkları, ettikleri yetmedi mi? Ama senin kimin oyuncağı olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. İnsanları zayıf ve gizli yaşantı ve noktalarından yakalamaktaki mahareti küçümsenmeyecek kadar vahim ve mahir olan baş idarecimiz! Hani bir zamanlar, şikayetçi olan vatandaşa, dişlerinin arasından tıslayarak; ''ananı al da git'' tavsiyesiyle akıllara, gönüllere taht kuran idarecimiz...heyhat ki heyhat! Allah'a havale ediyorum da başka bir şey gelmiyor elimden. Yahu, bu güzelim memleketi daha ne kadar bitirebilir, yokuş aşağı itebilirsiniz??? Bugünlere kadar dik tuttuğumuz başımızı daha ne kadar nefret ve kahırla öne eğdirebilirsiniz?? Millet açlık sınırındayken, nasıl bu kadar yiyici bir, yalan-dolan mimarı bürokrat ve siyasileri başımıza tebelleş edebilirsiniz??? Dininiz, imanınız, Allah'ınızın rızası için artık rahat bırakın bu bîçare halkı! Sizler kadar olamayacağı kesin de, bir az rahat nefes alsın, açlıklarını dindirebilsinler!!! İsteseniz neler yapabilirdiniz bu taşı toprağı altın ülkede! Ama, yookk! Ata tohumu yok edildi, bir zamanlar ülkemizde topraktan fışkıran ne varsa, ithal edilmeye başlandı, eğitim sisteminin cılkını çıkardınız, din kisvesi altında yaptığınız, yaptırdığınız şeylerle, bazılarımızı dinimizden soğutup, sadece Allah'a sığındırdınız!!!
Daha fazla konuşmak istemiyorum, ama geçen gün sevgili Ayşe Kulin'in televizyon programında dediği gibi;*''Türkiye'nin tarihte hiç bu kadar yargısız, eğitimsiz ve terbiyesiz kalmadığını iddia etmiş, durumu İstanbul'un fethi sırasında meleklerin cinsiyetini tartışan papazların durumuna benzetmiştir. Yani, hayati tehlikeler ve gerçek krizler kapıdayken, toplumun veya yöneticilerin önemsiz, soyut ve faydasız konularla meşgul olmasını eleştiren bir metaforla, belirtmişti. yani düşman kapıdayken ve devlet yıkılmak üzereyken(gerçekliği tartışılsa da bu efsanede, önceliklerin tamamen yanlış belirlenmesini işaret etmiştir. Ağzına sağlık sevgili Ayşe Kulin...ya işte böyle sevgili canlarım...Rahmetli babacığımı anıyorum yine ve yeniden...şu anda aramızda olsaydı eğer, derin bir iç çekişten sonra, şu sözleri söyleyeceğinden adım kadar eminim: İT ÜRÜR, KERVAN YÜRÜR....
Yazık çok yazık...kıymayın bu güzel ülkeye! Toprak altında kanları ce canlarıyla bu ülkeyi yoktan var edenlerin kemikleri sızlıyordur, iyi ki bu günlerini görmedik bu güzel vatanımızın diye kahrolup, hayıflanırken....









0 Yorum