Telefon
WhatsApp
KAPİŞŞŞ DOSTLAR???

Ve bunun gibi daha neler neler... Ancak hepsi o kadar doğru, o kadar yaşanmışlıkların aynası ki...Filozof olmak için illaki bir diplomaya ihtiyaç duymayabiliyor insan...kendi ruhunun derinliklerine inebiliyorsa eğer, bilmeden sakladığı hazineyi orada bulur. Tabii, öncelikle bunun için hayatı sevmek ve etrafındaki sahiplendiğin şeyleri benimsemekten geçer giriş izni...eğer kendini güzel ifade edebiliyorsan, hissettiğin, gördüğün, sana bahşedilmiş ancak keşfetmekte geç kaldığın güzellikleri yeniden keşfedersen, yaşamın her şeye, tüm engel diye adlandırdığın ama istedikten sonra kolayca aşılabilecek manialara rağmen bir ödül olduğunu anlarsın. O yolculukta yaşadığın tecrübelerdir seni bu güzel hayata bağlayan. Kendi başarıların! Yerine göre verdiğin mücadeleler, çekilen sıkıntılar hatta azap olana kadar, hepsi birer ders! Bütün bunları da, yeryüzündeki sırat köprüsünden geçerken ediniyorsun! Yani cehennem gibi hissettiğin çukurlara batıp, verdiğin mücadele ile çıktıkça kendine cennetin kapılarını açıyorsun! Yaşarken, bu fani dünyada! Yaptığın her şey, çabaladığın bütün zorlukların ardındaki muzafferiyet, illa da takdir veya madalya ile ödüllenmesi gerekmez, sana cennetin anahtarlarını veriyor; aç gir hayatı faniyken yaşa diye! Onun için, Kur'an'ı Kerimi hatmetmek, dini vecibelerin hepsini kusursuzca, yapabilmek için çabalamalara gerek yok! İyi insan ol yeter! Başkalarının sırtına binip, sıratı geçmeyi kendine hedefleme. İyilik denilen, başkalarını mutlu edebilecek şeyleri yaparak, yüzlerindeki mutluluk ifadesini içine nefes gibi çek. Sen de mutlu ol! Birkaç kişiyi sevindirmek, mutluluklarına anahtar olabilmenin saadetini yaşa. Vallahi zor değil! Güzel, sevecen içten yumuşak bir bakış, konuşturur yürekleri, adeta el sıkışırlar, memnun oldum diye...    
 Gözler, sevginin en içten ifadesidir. Onlara baktığınızda ruhlarımız birbirine dokunur.
Dünyada en büyük hazineler sevgi dolu kalplerde saklıdır.
     *Kuş olmaya gerek yok, uçmak için küçük mutluluklarımız bize yeter.
Hayat sevdiklerimizle paylaştığımız anlarda anlam kazanır.*
Yanlış bildiğim yolda, herkesle yürümek yerine, doğru bildiğim yolda yalnız yürürüm.
Ağlayan herkes zayıf değildir; aynı şekilde gülen herkes de mutlu değildir.
Vee, daha neler neler...kendini, hurafelerle doldurulmuş aklınla sınama. Aklın, yüreğinle bir olsun. İyiyi, doğruyu, güzeli çirkini, sana uygun galan her şeyi böylece bulursun. Bazen yüreğin kazan kaldırır, aklın onu frenler, ya da yavaşlatır. Zira öfkeyle kalkan çık kere zararla oturur Atasözü hayatımızın her evresinde geçerlidir...Bilmem duygularımı anlatabiliyor muyum? Hatta, bu sözler üzerine; 'sen her zaman mutlu musun ki?' sözünü doğrultabilirsiniz! Büyük bir ekseriyetle evet! Zira hayatımdan lüzumsuzlukları çıkartabildim, onca geçen yılların ardından. En azından geç de olsa ayıklayabildim; ben bana lazımım diyerek! Kuru teselli, bedava ders vermek, çoğumuzda var! Ancak ben doğruyu da, yanlışı da, güzeli de çirkini de kendi aklım ve tecrübelerimle bulmak istiyorum ki; ezberden kurtulayım! Kendim ettim, kendim buldum diskuruna sımsıkı yapışarak, çocuk gibi, ''senin yüzünden'' diye ağlayıp, çemkirmek istemiyorum...
KAPİŞŞŞ DOSTLAR???  

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Anket

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği