Telefon
WhatsApp
Korkmadan yaşlanmak...

Okul çağlarında şiiri pek sevememiştim. Herhalde, günlerce su gibi ezberle, sınıfta tahtaya kalk, ezberindeki şiiri, hata yapmadan, telaffuzu bozmadan vurgulamaya dikkat ederek okumaya çalış! Zor iş bee! Hele, de lise yıllarındaki, Divan Edebiyatından seçmeleri, fail-i, mefaül-ü, feilün kalıplarıyla okumaya çalış...kelimeleri mi anlayayım, vurgulamaya mı dikkat edeyim, bilmediğim, sonradan anlamını öğrenmeye çalıştığım bir dizi Farsça, Arapça, Eski Türkçe, Acemce karışmış dizeler...bunlardı zahir, şiirden uzaklaştıran...ama gel gör ki, yalın, ama güzel, seçilmiş bir Türkçeyle okunan, şairin ruhunu ortaya döken, sevgisini, heyecanını, özlemini, vefa ve cefasını hissetmemek mümkün mü?? Hele hele en sevdiğim CAN YÜCEL'in...Hele hele BAŞTAN KARA adlı bir şiiri var ki, benim anlayışıma göre, ''HAYAT''ın tanımlanması, özetlenmesi...
*Başlayan bişey vardı unuttum
 Anımsamaya çalışıyorum şimdi
 Emektar kelimelerle:
 Bahar
 Gençlik
 Bebek
 Çiçek
 Deniz
 İşçi
 Bağımsızlık
 Özgürlük
 Eşitlik
 Aşk
 Mezarımda dönüyorum da
 Yuvarlanıyorum baştan kıça
 Kalafattan yeni çıkmış bir tekne
 Dalga olmayan dalgaların üstünde...**
    
     O kadar duygulanıyorum ki her seferinde paylaşmak istedim...
Artık top sizde! Düşünün hayatınızın filmini, çabucak geçen sahneler, ve elinize verilmeyen, ama sadece sizin adınıza geçerli biletinizin tarihini bilemeden, nereye varacağınızı bilmediğiniz ama az çok tahmin ettiğiniz ve ürktüğünüz kaçınılmaz yolculuğu...düşünmek bile istemiyorsunuz değil mi??? İstemezsiniz elbet! Kim, varacağı limanı bilmeyen, istemediği bir yolculuğa çıkmak ister???? Sessiz geminin içinde olmayı kim ister ki? HİÇ KİMSE!!! Ama, gerçekler çoğu zaman acıdır, hafifletici sebep olsa da, ama bu bilinmeyen gerçeğin ne vakti zamanını, ne varacağı limanı şimdiye kadar, gidip de geri dönen çıktı, ne gören, anlatan çıktı...adı üstünde MEÇHUL!!!!
     Bakın ne güzel söylemiş, güzel ve bir o kadar kabiliyetli aktrıst;
 Merryll Streep;
*  Yaşlanmak zayıf insanlara göre değil. Bir gün uyandığınızda, gençliğinizin gitmiş olduğunu hissedersiniz. Fakat onunla beraber, güvensizlik, acele ve başkalarını memnun etme ihtiyacı da gider. Daha yavaş yürümeyi öğrenirsiniz, fakat daha emin adımlarla. Korkmadan veda edebilirsiniz, kalanlarla gününüzü gün edersiniz.
Yaşlanmak, bırakmak, salıvermek demektir. Derimizin üzerindeki, şimdiye kadar göremediğiniz güzellikleri keşfetmek demektir, yalnız içimizde yaşattığımız hikayeyi keşfetmek demektir. Ancak içimizde taşıdığımız hikayede, artılar, saygı duyana gider...*
     Ne güzel ifade etmiş, değil mi, korkmadan yaşlanmayı! En nihayetinde kendi bedenimizde, ruhumuzda yerleşmiş olan güzel, narin ve o derece sağlam duyguları...
     Başkalarına, fikirlerine, kişiliklerine saygı duymak çok güzel bir his...ancak bir o kadar da, kendi benliğimize ayırmalıyız o saygıdan. Kendi kendimizi saymazsak, başkalarının bize saygı göstermesini nasıl bekleyebiliriz? Beyhude bir bekleyiş olur bu gerçekten. Kendimize saygı göstererek bunu yansıtmayı öğreneceğiz, başkalarında da aynı cevherler olduğunu bilmek ne kadar kıymetli bir ortamda olduğumuzun ifadesidir. Buluruz birbirimizi bir şekilde, çekimle, fikir alışverişiyle, sevgi ve saygı alışverişiyle...Buluruz elbette buluruz, yeter ki aramayı bilelim...hacının hacıyı Mekke'de, deli, deliyi Dakka'da, b.kun, b.ku kenefte bulduğu gibi.....

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Anket

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği