PTT İADELİ TAAHHÜTLÜ KARGOMU KAYBETMİŞ (!)
*- MEKTUP KAYBOLDU! Haber İzmir’den geldi! İstanbul Beşiktaş’tan PTT ile ‘acil’ gönderdiğim mektup kargosu kaybolmuş! Yanlış duymadınız, gerçek bu!.. Acaba polise mi başvursam, ‘PTT’nin İstanbul- İzmir hattında kaybettiği, içinde vekaletim ve evraklarımın olduğu önemli mektup kaybolmuş, iz takip ederek bulun!’ mu diyeyim?
Hadi bakalım sendikacı efendiler, bulun kargomu?
Hadi bakalım, büyük maaş alan müdürler, şefler bulun mektubumu?
Hadi bakalım Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri gösterin kendinizi!
Hemen bir saniye vakit bırakmadan ‘Mektubun yok!’ ya da ‘Kayboldu!’ diyenlere yol verin…
Bunları da, nasıl sahte ürün, tağşiş yapanları açıklıyorsanız, açıklayın ve işlerine son verin…
Bir başkasını buluyorsunuz, ‘Nasıl kaybedersiniz?’ diye sorunca, ‘Yok canım, yanlış söylemişler, dağıtımdadır!’ diyor…
Peki hangi dağıtımda?
Cevabı yok!
Sonuç mu?
03 Aralık Çarşamba günü saat 15.27 da, PTT’den gelen mesaj halâ telefonumda kayıtlı duruyor:
‘AP05900434443 barkod numaralı gönderiniz kabul edilmiştir.Kabul belgesine (…) (PTT) linkinden ulaşabilirsiniz…^
Bırakın beni, kendileri de ulaşamıyor!
Ne mi yaptım?
Tekrar bir sürü masraf, taksi tut, yine NOTER’E git!
Tekrar vekalet çıkar ve bu kez herhangi bir noter’den alıcının kimlik göstererek, ‘aslı gibidir’ denilen evrakı almasını sağlamak…
Tabii bunlar ekstra parasal yük getiriyor…
Bunların, çekilen ruhsal ve psikolojik kaybın hesabını kim verecek?
Aramalar, aramalar, aramalar…
Okumuştum, görmüştüm:
Bir PTT memuru, kendisine teslim edilen dağıtılacak mektupları çöpe attığını…
Yok ettiğini..
Yine öyle birine mi rastladı benim içinde vekalet ile özel belgelerimin bulunduğu mektubum çöpe mi gitti!
Biliyor muşum gibi, bir gün önce PTT ile ilgili bana söylenenleri yazmıştım, doğru çıktı bugün,,,
Yarın ne olacak?
Bilmiyorum!
Bildiğim yapanın yanına kâr kaldığı…
Bildiğim, ‘Olur böyle vakalar!’ dendiğini…
Şimdi ne yapacağım?
‘Şeytan aldı götürdü, satamadan getirdi!’ oyununu oynayacağım, mahalleli ile…
Son nokta işin peşini bıraktım, nasıla yeniden bir sürü masrafa girmiştim, kimi kime şikayet edeceğim, sinirlerimi bozmaktan başka!
*- HEP YANLIŞ
Halkı yanına almayan kim olursa olsun kaybeder!
Seçimleri kazandıran da, kaybettiren de genelde kadınlardır!
Ama nedense tüm adaylar da, seçilenler de, hep yanlış ata oynuyor:
‘Esnaf’ diyor, ‘sendika’ diyor…
Neden?
Çünkü medyanın etkisi altındalar da ondan…
Sanıyorlar, gazeteler yazarsa işleri biter!..
Sanıyorlar, sendika işçileri ayağa kaldırırsa yine işleri biter!
Doğru;
Sendikalar özellikle İzmir’de cirit atıyor, istediklerini alıyor…
Kaybeden kim?
İzmir halkı…
Örgütlü olmak doğru hareket, ama karşınızda doğru- dürüst isimler olmalı…
Rakibin zayıf anından istifade etmemeli…
Gerçeği görmeli…
Halkı kışkırtmak için en önemli rolü, kentin çöplerini toplamamak, İzmir’in Buca ilçesinde olduğu gibi…
Halkı kışkırtmanın en önemli rolü, Foça’da olduğu gibi, ‘Kirli siyaset’ yapmak, parti yönetimini birbirine sokmak,
Halkı kışkırtmak için en önemli rol, yönetimden, sıradan biri için profesörden fazla aylık istemek, özlük hakları dedikleri de, dudak uçuklatan olmalı…
İnsanın aklı almıyor bunları…
Ama yaşıyoruz işte!
Ama İzmir’de, ama İstanbul’da ya da güzel ülkemizin güzel şehirlerinden birinde…
İşini yapan yok!
Çalışan yok!..
İcraat yok!...
Para isteyen çok…
Tabi yalan da çok…
*- İLERLEME NASIL OLUR?
İlerlemeyi mümkün kılan aklın, çözüm üreten fikirlerin ve hayatı kolaylaştıran emeğin sahibi tüm mühendislerimizin Dünya Mühendisler Günü kutlu olsun…
İlerleme ne ile olur?
Problem çözerek,
Hayata farklı açılardan bakarak,
Her ihtiyacın bir formülü olduğunu bilerek,
Bazen milimetreyle, bazen saniyenin onda biriyle hayatı kolaylaştırarak,
Onları bilgileri, emekleri ve tüm enerjileriyle, insanlığı daha ileriye taşıyanlar, Dünya Mühendisler Günü kutlu olsun…
*- HİKÂYEDE KALMAMALI
Sevgili okuyucularım;
Sağlığımız ile gezegenimizin sağlığı birbiriyle bağlantılıdır.
Birine özen gösterdiğimizde, diğerini korumuş oluruz.
Hikâyelerin, daha fazla insanın bu bağlantıyı anlamasına yardımcı olma gücü vardır.
Bizi harekete geçmeye ilham verebilir, güçlerimizi birleştirmeye teşvik edebilir ve değişimin mümkün olduğunu gösterebilir.
Hikâyeleri açığa çıkararak, insanların her yerde daha sağlıklı yaşamalarına ve daha sağlıklı bir gezegenin inşasına yardımcı olmayı amaçlayanlar var.
İşte bu nedenle, dünya çapından gezegen sağlığı hikâyeleri içeren bir içerik serisi yaratmak için Earthrise Studio ve Alice Aedy ile iş birliği yapmış.
Bunun bir parçası olarak, Instagram'daki yaratıcılardan insan ve gezegen sağlığı arasındaki bağlantıyla ilgili bakış açılarını göndermelerini istemişler.
Öğrendiğime göre, önümüzdeki haftalarda içeriklerini hazırlamaya başlayacak kazananları duyurmaktan mutluluk duyacaklarını belirtiler.
Umarım bizim şehirlerimizden, ya da ülkemizden de kazananlar çıkar.
Ben de kim olduklarını öğrenmek için izlemede kalıyorum.
Olkan Özkır, konu hepimizi ilgilendiren ‘çevre’ ve ‘sağlık’ olunca ilgilenmiş ve şu yorumu yapmış;
“İnsanların sağlığı ile gezegen sağlığı arasında bir bağlantı var ve buna ışık tutmak iyidir.
Örneğin hava kalitesi ve solunum yolu hastalıkları bağlantılı, bu yüzden şehirlerimizde yeşil alanlara sahip olmak harika.
Bu aynı zamanda insanların ruh sağlığına da yardımcı olur.
Bir diğer örnek ise, çevrenin çok ısınmamasını veya iklim değişikliğiyle aşırı hava olaylarının yaşanmamasını sağlamak için sera gazlarının yönetilmesini sağlamak.
Ama her şeyden önce samimi olmak gerekir, medyaya konu olmak ve pay çıkarmak değil!”
*- EGEMEN BAĞIŞ GELMİŞ!
Bir zamanlar çok konuşulan bir isim vardı; Egemen Bağış!
Sonra Büyükelçi yapıldı, yine konuşuldu…
Bu yazıyı yazarken Kocaeli Gebze’de olduğu ortaya çıktı.
Bizimle şunları paylaşmış, sevenleriyle sevmeyenlerine duyuruyorum:
“Ülkesine aşık, yerli ve milli iş insanlarımız tarafından kurulan Asrın İş İnsanları Derneği (ASRİAD) Kocaeli Başkanı Nihat Yıldırım ve yardımcısı Özlem Kozankurt kardeşlerimizin davetine icabet ederek, Gebze Teknik Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi'ndeki Genel Kurul toplantısına katıldık ve bir konuşma yaparak, ihracat yapan her bir iş insanının aslında ülkemizi temsil eden bir büyükelçi olduğunu vurguladık ve iş dünyamızı dünya ile entegre olmaya davet ettik.”
Yorumumu sorarsanız:
Bu görüşü, “ihracat yapan her bir iş insanının aslında ülkemizi temsil eden bir büyükelçi olduğunu” çok duyduğumu söyleyebilirim.
*- DENİZALTICI ALBAY’DAN GAZZE ATEŞKESİ ANALİZİ
Denizlili Emekli Deniz Albay Dr. Ferhan Oral’ın, ‘Barış Sonrası Kızıldeniz Deniz Trafiği Normale Dönüyor mu?’ başlıklı analizini okudum.
Emekli Deniz Albay Dr. Ferhan Oral, ‘Gazze’deki ateşkes, tek başına Kızıldeniz üzerinden küresel taşımacılığın geri döneceğini garanti etmemektedir.
Konteyner taşımacılığının yanı sıra bölgeden taşınan ham petrol miktarı da azalmıştır.
Husilerin saldırı tehdidi kalıcı bir şekilde azalıncaya kadar nakliye şirketlerinin Kızıldeniz rotasına temkinli yaklaşmaya devam edeceği değerlendirilmektedir.’ diyor.
Konu bana göre Amerikan Doları, ya da ‘Borsa haberleri’ kadar önemli ama nedense kimse konuyla ilgilenmiyor, ileride sıkıntı ortaya çıkınca herkes ‘Ben demiştim demeye başlar.
Sosyoloji alanında yüksek lisans ve Denizcilikte Emniyet, Güvenlik ve Çevre Yönetimi alanında doktora derecesine sahip Emekli Deniz Albay Dr. Ferhan Oral, İngilizce ve Rusça da yayımlanan analizinde özetle şöyle diyor:
“Kızıldeniz; Süveyş Kanalı ve Babül Mendep Boğazı aracılığıyla Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan ekonomik istikrar için hayati önem taşıyan bir uluslararası ticaret rotasıdır.
2023 yılının Ekim ayında başlayan Aksa Tufanı Operasyonu sonrası başlayan Hamas-İsrail Savaşı’yla birlikte Husilerin İsrail’in Gazze’deki saldırılarına misilleme olarak bölgeden geçen İsrail bağlantılı ticaret gemilerine yönelik başlattığı saldırılar sonrası Asya-Avrupa arasındaki deniz ticareti için bu rotayı kullanan Evergreen, Maersk, Hapag-Lloyd, CMA CGM gibi büyük denizcilik şirketleri, filolarındaki gemileri Ümit Burnu rotasına yönlendirmiştir.
Yapılan bu rota değişikliği sonrası 2024 yılı ortasında Aden Körfezi’ni geçen gemilerin tonaj kapasitesi %76, Süveyş Kanalı’ndan geçen gemilerin tonajı ise %70 azalmış, Ümit Burnu’na geçen gemilerin toplam tonajı ise %89 artmıştır.
*- RAKAMLAR İÇAÇICI DEĞİL
Konteyner taşımacılığının yanı sıra bölgeden taşınan ham petrol miktarı da azalmış, Aralık 2023 itibarıyla Babül Mendeb Boğazı’ndan taşınan ve dünya çapındaki günlük 101,7 milyon varil ham petrol talebinin %8,7’sine denk gelen günlük ortalama 8,8 milyon varil petrol, Husi saldırılarının ardından Ağustos 2024 tarihine kadar küresel talebin yaklaşık %3,9’una denk gelen günlük 4 milyon varile düşmüştür.
Bu oran, Babül Mendeb Boğazı’ndan taşınan ham petrol miktarında 2024’ün ilk sekiz ayında yüzde 50’den fazla düşüş anlamına gelmektedir.
*- GAZZE BARIŞ PLANI SONRASI
2025 yılı Ekim ayı başında imzalanarak yürürlüğe giren Gazze Barış Planı sonrası Husi askeri yetkilisince Hamas’ın Kassam Tugayları’na yazdığı mektupla, saldırıların durdurulduğuna dair bir açıklama yapılmış ve Kasım ayı içerisinde Kızıldeniz’de nispeten sakin bir döneme girilmiş, ancak saldırılar öncesi bölgeyi kullanan denizcilik şirketlerinin temkinli pozisyonu da devam etmiştir.
Bunların içerisinde, Maersk Şirketi yetkilisinin yaptığı açıklamada, ‘koşullar elverdiği anda Süveyş Kanalı üzerinden Kızıldeniz geçişini yeniden başlatmak için adımlar atılacağı, ancak henüz net bir tarih belirlenmediği’ belirtilirken Süveyş Kanal İdaresince şirkete ait konteyner gemilerinin Aralık ayı başından itibaren kanal üzerinden kısmi olarak geçişe yeniden başlayacağı, ardından da tam bir dönüş yapılacağı belirtilmiştir.
Bir diğer büyük deniz taşımacılığı şirketi Hapag-Llyod yetkilisi ise ‘şirket bağlısı gemilerin çok yakın bir zamanda Süveyş rotasına geri döneceğini düşünmediğini’ belirtmiş ve şirketin durumu gözlemlediğini vurgulamıştır.
*- KAPASİTELERİNİ KORUYOR
Konuyla ilgili uzmanlarca da ilan edilen aranın ardından temkinli olunması gerektiği vurgulanırken, Husilerin Kızıldeniz, Aden Körfezi ve daha geniş bölgedeki deniz taşımacılığına yönelik saldırı riskinin önemli ölçüde azalmakla birlikte bölgeden geçecek gemilere karşı füze, insansız hava ve deniz araçları ile saldırı düzenleme kapasitelerini korudukları belirtilmektedir.
*- BOŞ ÇIKTI
Hatırlanacağı üzere Mart 2025 tarihinde ABD tarafından Yemen’deki Husi hedeflerine karşı Başkan Donald Trump’ın ikinci döneminde Orta Doğu’daki en büyük ABD askeri operasyonu olan ‘Rough Rider’ kod adlı operasyonla büyük bir hava ve deniz saldırısı başlatılmış,
Husilerin Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki ticaret gemileri ve donanma unsurlarına saldırmak için kullandığı radar ve hava savunma sistemleri ile balistik füze ve dron fırlatma üslerinin hedef alındığı saldırıya 30 Nisan 2025 tarihinde Birleşik Krallık da katkı sağlamış, ancak gerçekleştirilen saldırılar sonrası bölgeden geçen gemilere Husi saldırıları devam etmişti.
Husilerin Kızıldeniz’de gerçekleştirdiği saldırıların; İran ve Suudi Arabistan arasındaki gerilimi artırması, ticaret ve bazı donanma gemilerine karşı düzenlenen saldırıları önlemek üzere ABD liderliğindeki ‘Refah Muhafızı Harekâtı’ ile AB liderliğindeki ‘Aspides Harekât’ gibi uluslararası koalisyonların oluşturulmasına neden olması gibi jeopolitik etkileri olmuştur.
*- EKONOMİLERİ OLUMSUZ ETKİİYOR
Ayrıca bölgede oluşan güvenlik boşluğu, 2016’dan 2022’ye kadar sıfıra düşen Somali deniz haydutluğu faaliyetlerinde tekrar artışa yol açmış,
Yemen ve Sudan’a insani yardım ulaştırılmasını geciktirmiş ve ekonomik açıdan da daha uzun rotalar nedeniyle maliyetleri, sigorta ve navlun ücretlerini artırarak 2022 yılında yıllık yaklaşık 9 milyar dolar katkıda bulunan Süveyş Kanalı gelirleri saldırılar sonrası %22 oranında düşen başta Mısır olmak üzere bölge ülke ekonomilerini olumsuz yönde etkilemiştir.
*- GARANTİSİ YOK!
Sonuç olarak Gazze’deki ateşkes, bölgesel istikrar açısından olumlu bir gelişme olsa da tek başına Kızıldeniz üzerinden küresel taşımacılığın geri döneceğini garanti etmemektedir.
Husilerin saldırı tehdidi kalıcı bir şekilde azalıncaya kadar nakliye şirketlerinin Kızıldeniz rotasına temkinli yaklaşmaya devam edeceği bunun da küresel tedarik zinciri üzerindeki baskıyı devam ettireceği değerlendirilmektedir.”
ğı Plan Prensipler Başkanlığı, Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Karargâhı (SHAPE) ve Çokuluslu Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi bulunmaktadır. Araştırma ve çalışma alanları arasında deniz güvenliği, NATO ve AB savunma politikaları bulunmaktadır. İngilizce ve temel seviyede Fransızca bilmektedir.
*-









0 Yorum