''SANA NE!''...
Günaydın Can-Canlarım; Oksijen gazetesinde bir manşet gözüme çarptı...''Türkiye'de kadınlar neden doğurmuyor?''' diye... Hakikaten, şayet bedensel, fizyolojik bir engel yoksa neden doğurmak istemiyor kadınlar? Ve hatta, eşleri de bu konuya, bir ağızdan iştirak ediyorlar...Halbuki sağlıklı bir çiftin mutluluğunu tamamlayan parça olmalı, dünyaya getirecekleri, sevgilerinin meyvesi; çocukları!?!?
Eskiden öyle miydi ya...evlendin, 5-6 ay geçsin, yakınlarından sıkça duyduğu bir sualdi kadınların, karınlarını işaret ederek, güya üstü kapalı sorgu sual, ''yok mu daha bir şey?''...Allah Allah! Size ne demek gelirdi içimizden! Uğraşıyoruz, belki olmuyor!!! İlan mı edelim yani!! Belki ekonomik durum müsait değil nüfus çoğaltmaya? Belki başka programların ardına bırakılmış bir husus! Ama 'el-alem' çetesi var ya! Meraklı! Terbiyen izin vermediği için cevap da veremiyorsun, çünkü akla ilk gelen söz: ''SANA NE!''...
Şimdiki gençlere bakıyorum da, ekseriyeti çocuk yapmak istemiyorlar. Nedeni, sadece kendimizde değil, global olarak dünya gidişatındaki çarpıklıklar, belirsizlikler, çatışmalar, kaosa doğru adeta bir yarış...Ekonomideki yozlaşma, enflasyon, hayat pahalılığı...Halbuki 15-20 sene evvel, Türk ekonomisinin ayaklar altına düşmesinde büyük payı olan 'Ekonomist Cumhurbaşkanımız', mitinglerde ve her fırsatta; ''her eve en az 3 çocuk!'', sağlığını vermiyor muydu? Velev ki, kendilerini dinleyerek ve tavsiyelerine uydular; nasıl yetişecek bu bîgünahlar? İhtiyaçları, gıdaları, tahsilleri ebeveynleri tarafından maddi olarak karşılanabilecek mi? Hükümet olarak, her doğana hesap mı açıyorsunuz da bizim haberimiz olmadı? Yok yok, eğer bunu yapsaydınız, meydanlarda davul çalarak duyururdunuz sağırlara bile! Nerdeee! Sokaklara düşüp ziyan olacaklar, ya da haydi Tekkelere! Bedava yiyin için, aha birer de cüppe versinler, hatta örtünün, el-pençe divan yaşayın, hocaların, imamların bana göre çarpık öğretileriyle, yaşamaksa yaşayın! Ohh ne ala?? Herkes yapabilir mi bunu? Asla! İşte o zaman hayat mücadelesine start veriyorsun. İş ara ki, bulasın! Yuva kurabilecek misin? Bunun için para lazım! O eski laflara inanma! ''Yananı Allah görür'' derlerdi ya! Palavra! Allah sana en büyük iyiliği yapmış; insan olarak yaratmış. Kafatasının içine de 1300-1400 gr. çeken beyin yerleştirmiş, hayvanlardan kat be kat ağır, o zavallılarınki, 260gr.cık! Neden? kendi yolunu akıllıca çizesin diye...çizemiyon mu? Ahh bre kurban başından büyük işlere girme! ''Azıcık aşım, kaygısız başım'' de. Iıh! O da olmaz! Evdeki avrat giyim kuşam ister, gezmek tozmak ister! Verebilecek misin bu imkanları? Ne gezeer!! O zaman sen, çoluk çocuğa da karışma, bre kurban...yok olursun Alimallah!
Heyhat! Sana ne bre Servet! Sana mı kaldı el alemin üremesi? Şimdiki gençler evliliğe bile yanaşmıyorlar. Doğru da yapıyorlar! At imzayı, gelsin ardından mecburiyetler! Uuuu katar gibi Allah esirgesin.
Kaydi gençler, haydi! Siz bakmayın bana. Yaşayın gönlünüzce...ama illaki bir soran çıkacaktır, ''eee, evlilik ne zaman'' diyelim ki evlendin aradan bir müddet geçti; 'eh hadi gari bir çocuk yok mu?' sorgu suallerine hazırlıklı olun, hani yani aklınızın bir köşesinde bulunsun istedim.
Kalın sağlıcakla, hayırlı, bereketli, huzurlu haftalar olsun.









0 Yorum