Telefon
WhatsApp
Sıfır, Yokluktur; Bir, Çokluk

Bir, öyle şaşırtmacalı bir kavram ki içinde teklik de var, çokluk da. Bir bakarsınız milyonlar tek ad
altında “BİR” oluvermiş. “Birleşmek”, “birlik” sözcüklerinin kökü çünkü. BİR’i anlamak için önce
onun tekliği anlatan sayısal özelliğine değinmeli ki nasıl oluyor da çoğulu tekile indirgiyor apaçık
görünür olsun.

Bir bakarsınız BİR, çoğulun ta kendisi oluvermiş. Tek tek bireylerin birlikteliği olan toplumlar
örneğindeki gibi. Her bir bireyin kendi isimleri ne olursa olsun araya gelerek oluşturdukları toplumun
adı, ortak adları oluyor. Toplum çemberinde birleniyorlar. Bu da BİR eşittir çoğul demektir.

Nüfusun çokluğuna bakmaksızın o nüfusun tamamı ulus kavramında BİRdir. Zira bir arada yüz
binleri, milyonları oluşturan bireyler, millet olduğunda tek bünyedir artık. Her ulus, bireylerinin adı
ile değil, kendi adı ile bilinir.

Futbol takımları taraftarları da az çok öyledir; tuttukları takım ile anlatırlar kendilerini. Maçta, o, bu
değil, yalnızca taraftardırlar. Takım aidiyetleri ile anılırlar. Beşiktaşlı, Galatasaraylı, Ankara
Demirsporlu gibi.

Bambaşka takımları tutsalar da insanları birleştiren farklı başka harçlar da vardır. Kimileyin
hemşeriliktir bu kimileyin yüz yıl da geçse bitmez tükenmez sevgi, sonsuz saygıdır. En bilindik
örneği anmadan geçmeyelim o zaman. 10 Kasımlarda ya da milli bayramlarda tek tek Anıtkabir’e
giden, birbirini hiç tanımayan, apayrı yerlerden gelmiş on binlerce kişi orada BİRdir.

Bölük pörçük değil, BİR olmak, aşılamaz set olmaktır. Lokma değil, bütün somun olmaktır ya da. Her
biri bir köşeye saçılmış taşlar değil, düzgün dizilmiş bir aradaki taşlar oluşturur yapıyı. Ya da bir
başak, onca tanenin birlikteliği, bir aradalığıdır. Danelerin ya da diğer deyişle tanelerin saçılıp,
dağılması, öğütülmek için değirmene yol almaları demektir. Değirmen nedir? Taşları arasına giren
tanecikleri un ufak eden, toza çevirendir. Öyleyse bir dane, başakta olduğu sürece hala buğdaydır ya
da çavdar, arpa. Yoksa un!

Onca sözden sonra… Aslında “BİR” olmak nedir özlüce anlatılmış çoktan. Daaa… Sorun, anlatılanları
ne kadar anlayıp, anlamadığımızda haliyle. Bir Anadolu kocası, Hace Bektaşi Veli, yüzyıllar
öncesinden çizmiş yol haritasını. Anadolu kocaları, en zor konuları bile en az söz ile anlatırlar,
malum. Ne demişti Hace Bektaşi Veli az ve öz olarak;
“BİR olalım
İRİ olalım,
DİRİ olalım”

BİR olma, iri olma, diri olmanın yöntemini kim göstermişti yine yüzyıllar öncesinden; “Biz gelmedik
kavga için; bizim işimiz sevgi için” diyerek? Yunus Emre idi bunu diyen. Sevmek ile anlatılan
elbette sineğin sevdiği ile arının sevdiğini bir tutmak değil! Kavga ile de vazgeçilemez değerler için
olan kavgayı kast etmiyor koca Yunus besbelli. Doğruluğun kavgasını vermekten bahsediyor. Diyelim
ki odunun dahi eğri olanına meyletmemek kavgasını vermeyi kast ediyor!

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Anket

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği