Sıkıldınız mı????
Günaydın Can-Canlarım; Ne güzeldir, ne kıvraktır, ne manidardır bizim halk ozanlarının yaptığı türküler. Dinlerken saçma sapan gelir, hatta, inanılmaz bir şekilde 'haydaaa' çekersiniz. ama hepsi bir inceliği, bir haksızlığı yada bir sevinci, aşkı anlatır, hicveder, sözler akıllara, çakılır adeta..
Örneğin;
Azdavaylı Hasan adlı ozanın;
Manda yuva yapmış, söğüt dalına,
Amman, amman,
Yavrusunu sinek gapmış, gordün mü?,
Ammanın yandım, tiridine tiridine tiridine bandım,
Bedava mı sandın?
Para vedim aldım.
Sabahleyin erken, çifte giderken, amman amman
Öküzüm torbadan düştü, gordün mü, amanın yandım,
Sabah ezanını okurken amman, amman
Müezzin minareden uçtu gordün mü?
Amanın yandım
Tiridine tiridine bandım
Bedava mı sandın, para vedim aldım...*
Halk Ozanlarının 'Hiciv' sanatının en güzel örneklerinden biri, ve baştan sona, anlamsız görünse de doğruları anlatan bir türkü...
Türkü, Kastamonu'nun, Tosya, ilçesinden. Hikayesi de;
Zamanın birinde, Kastamonu'da, halktan, türlü bahanelerle vergi toplayan, zalim bir Bey varmış. Halkın ozanları da köy düğünleri, ve diğer sazlı sohbetlerde Beyin adil olmayan düzenini, halkı zorlayan uygulamalarını türküleriyle eleştirmişler. Eleştiriler, beyin kulağına gider, ve Bey fevkalade öfkelenir. Yörenin imamlarına talimat verir ve kendisine yapılan bu eleştirilere karşı onları uyarır. İmamlar, camide, gelene gidene, Bey'in kızgınlığını ve sözlerini anlatmışlar. Ne var ki, ozanlar Bey'in eğlencelerin vazgeçilmezleri arasındaymışlar. O zamanki, eğlenceler. ozanların birbiriyle atışmaları şeklindeymiş. Bir gün Bey, misafirlerini ağırlamak için şölen düzenler, ve ozanları çağırırlar. Ancak, Bey, ozanlara, kızgın olduğu için, misafirlere verilen yemek, et ve vesaire yerine, sadece et suyu ve kuru ekmek verilmesi dillerini tutmayı öğrenecekler, bir de söylemlerinde idare eleştirilmeyecek, onun dışında ne yaparlarsa yapsınlar talimatını vermiş.
Talimatlara uyulur, onlara sadece, et suyu ve kuru ekmek verilir. Onlar da etin suyuna ekmek doğrar ve yerler. Eğlenceye sıra gelir, Ozan da bu türküyü söyler, kendilerine yapılan bu haksızlığı, Bey'le dalga geçerek dile getirir.
Tosya, bilindiği gibi, pirinciyle ünlüdür. Çeltik tarlalarının sürülmesinde kullanılan manda, yazın sıcağında, göletlere yatarak derisini serinletmek, hem ded sineklerden korunmak için çamura yatarak, hem kısa kıllı derisini serinletir hem de çamura bular, sineklerden korunmak için. Bunun için de göletlerin, çeltik tarlalarının kenarında bulunan, dalları suyun içine kadar yayılan salkım söğüt ağaçlarının, dallarına, gölgesine yatar. Mandanın söğüt dalına yuva yapması budur...''Yavrusunu sinek kapması''. da yavrunun sinek tarafından ısırılması anlamını taşır. Çünkü, yörede 'kapmak' sözü, ısırmak anlamında kullanıldığı, bir tür sineğin hayvanın kuyruk altlarına girip, ısırması, hayvanı delirten oradan oraya sıçratan bir olay olduğu belirtiliyor. Ardından, ''gördün mü?'' sözcüğü ile Türkiye'de, akıl almaz olayların devamlılığını vurgulayıp, alay etmek amacıyla taşıdığı kaydedilmiş. 'Para verdim aldım' sözü ise, Bey'i eleştirdim, bedelini ödedim diyor.
'Öküzün torbadan düşmesi' ise, yemlenmeleri, hem de ekine zarar vermemeleri, hem de zaman kazanmak için boyunlarına takılan yem torbasının boynundan çıkması, ve yemeden içmeden kesilmesi anlamını taşıyor.
Üçüncü kıtada müezzinin minareden uçması, erenlere karışması, ermesi anlamına geliyor. Bağlantılı bölümlerde tirit ekmeğini emeği karşılığında aldığını anlatıyor.
Sıkıldınız mı????
Sıkılmayın yahu, ne güzel biri çıkmış Bey'i, türküyle eleştirmiş. Var mı şimdi çıkıp da aynısını yapabilecek babayiğit. Sakın haa! Anında evden alınıp, apar topar, içeriye tıkılırsın! Derdini kimlere anlatçen gurban?? Oturduğun yer batmasın, kötü emsaller var, maşallah!
N'etçez gurban? Susçeeez, oturcez gariiii!!!









0 Yorum