VAY Kİ NE VAY HALİMİZE!!!!!!
Günaydın Can-Canlarım; Hahhh iştee!!!! Şimdi oldu! Takke düştü kel göründü, kurbanlar!!!
Buyurun, AKP'li METİN KÜLÜNK'e ait olduğu resmi ile belgelenmiş bir ileti içeriği var önümde! Diyor ki sayın(?!) siyaset adamı:
**Peygamberlerin de diploması yoktu, siyaset diploma ile yapılmaz.'' Buyurun!! Bilgisizlik, yanlış değerlendirmeler üzerine kurulu bir siyasetin piyonu! Öyle ya, oyunumuz satranç. Muazzam bir strateji bilgisi yatar nüvesinde. Atların, piyonların, yani askerlerin, büyük titizlikle korunan kalelerin, mat olmamak için şahların iyi korunması gereken bir zeka oyunu. Ancak, laiklik sisteminden bir hayli geride ve uzakta olan bir mantalite sahibi şahıs! Din ve siyaseti aynı tahta üzerine yerleştiriyor...diyor ki, peygamberler, cahil idi! Çünkü okula gitmemişler, rüştlerini ispat eden diplomaları da yoktu, kitabına uygun olarak...Ayrıca da düştüğü yerden kalkamadan, kütt! diye yine yere kapaklanıyor; siyaset diploma ile yapılmaz sözleriyle...
Haydaa, aynı yüzyıl diliminde mi yaşıyoruz acaba bu akıllı(?) şahısla? Peygamberler zamanında okuma yazma öğretilen, matematik, hayat bilgisi, vatandaşlık, fizik, kimya ve diğer derslerin öğretildiği bir kurum yok idi, sayın siyasi! Dolayısıyla da peygamberler diplomasız! Ne yapalım şimdi bunları? Tenzili rütbe!!! Gidin mektep, medrese görün öyle gelin başımıza diye geri gönderelim...çağlar geriye düşsün, medeniyet hepten yok olsun, ama da, peygamberler siyaset yapabilsin diye okula gidip diploma almadan, köylerdeki lokman hekimler gibi fetva versinler, alayına ebleh de arkalarına takılıp, tezahürat yapsın: ''Siyaset, diploma ile yapılmaz! Kulaktan dolma fikirleri benimsersin, kapına bir tabela asarsın, diplomasız öğrenim yuvası'' diye! Nasıl uydumu? Uyar uyar kurban, böyle başa böyle tıraş!!!!
Kapatın Siyasi Bilimler fakültelerini, her semte bir köy kahvesi mecbur kılın. Akıllı bildikleriniz, 'çarıklı erkanı harp' diye adlandırdığımız, ufku açılmamış, küçük yerlerde yetişmiş, çakma kurmaylar konuşsun, bizler de stratejileri ve dersimizi öğrenelim. Değil mi, cahil kalmayalım! Cehalet en büyük düşmandır, bir girdi mi içinize, kemirir, kaşındırır, saldırtır, dayak yedirir, en sonunda sövülür, dövülür ve kovulur...ama bu arada, olanlar olmuştur. Yanlış bilinen gerçeklerle, rotalar şaşmış, gemiler batmış, kan gövdeyi götürmüş olur...Neden? Siyasi bilgiden yoksunsunuz çünkü! herkese aba altından sopa göstererek sindirdiğinizi sanıyorsunuz. Koskoca bir peygamber olmuşsunuz, ama diplomanız yok, dolayısıyla da din adamısınız, devlet işlerine alet olmamanız lazım! Diplomanız olsaydı, sayın peygamberler, bunları bilirdiniz! Ama maalesef cehalet mertebesini diplomanız olmadığı için aşamamış olmanız seçilmiş olmanızı engelliyor...
Hay yaşayın bee! Fıkra gibisiniz! Sizin gibiler olmasa, vay halimizeydi...de, vallahi sayenizde de oldu: VAY Kİ NE VAY HALİMİZE!!!!!!









0 Yorum