Telefon
WhatsApp
Yalan mı?

Bukele, suçla mücadele edemeyen devletlerin aslında suça ortak olduklarını vurgulayan bu sözleriyle dünya bakışını üzerine çekmeyi başarmış. 
    Bu söz, devletin en temel görevinin güvenlik ve asayiş olduğunu, suçla mücadeledeki başarısızlığın irade eksikliği veya yolsuzluktan kaynaklanabileceğini ifade eder.
    Yalan mı? Hangi ürkütücü olaya baksak arkasında bir koruyanı var. Yolsuzlukların ortaklarının nispeten görünmeyenleri gizli ortak ya da, sağladıkları ortamdan akacakları yüzde komisyonla çalışan siyasiler ya da partiler içindeki adamlar. Güzelim yeşil alanları, maden arama veya benzeri gayelerle talan edenler, bilinen ama devlete yakın oldukları ve korundukları gizlenmeyen son 20 yıl içinde devleşen holdingler. Daha neler var neler saymakla bitmez. Farkındalık var mı? Olmaz mı? Hem millet farkında hem de içinde olanlar! Peki itiraz, şikayet? Kimi, kime şikayet ediyorsun sen??? Geçiniz...
    Yalan mı? Hangi ürkütücü olaya baksak, hangi çocuk istismarına baksak, arkasında bir koruyanı var. Küçük yaşta çocuklara sarkıntıların ciddi boyutlara varmasında, cemaatler veya benzeri dinî guruplar çıkıyor karşımıza! Çirkin olayı, normalleştirme çabalarıyla da daha bir aşağılık oluyorlar, büsbütün çamurun içine batıyorlar. Öyle şaşkın tavır almayın sakın haa! Seneler evvel, erkek çocuklara yapılan cinsel istismar ortaya çıkınca, Ensar vakfını koruyan, aile bakanı Sema Ramazanoğlu'nun ''bir kere rastlanmış olması, bu vakfı karalamak için sebep olamaz.'', sözleri, Ensar Vakfı evlerinde gerçekleşen 45 çocuğun istismarı açığa çıktığında, şikayetler karşısında vakfı korumak amacıyla; 'bir kereden bir şey olmaz', şeklinde dağları deviren Aile Bakanı, aklımıza, yüreğimize işlenmedi 
mi? Karaman Ağır Ceza Mahkemesinde, suçlu, Muharrem Büyüktürk için; ''çocuğun nitelikli cinsel istismarı'', ''hürriyeti tehdit'', ''kasten yaralama'' ve ''müstehcen görüntüler izletme'' suçlarından 600 yıla yakın hapsi istenmiştir. Sonucunda bu şahıs, 508 yıl 3 ay hapis cezası almıştır. Karaman Valiliği de, bu mahkeme sürecinde, toplantı, basın açıklaması, gösteri yürüyüşü ve diğer birçok etkinlikler yasaklanmış. Neden? Bana göre, ortalığı yatıştırma, zaman aşımı unutturmasına baş vurmak. Kimin marifeti? Adalet Bakanlığının, yani DEVLETİN, Ensar Vakfı ve Türkiye'de faaliyet gösteren dinî vakıflar! Bu mudur??? İşte bu ve bunun paralelindeki vakıflar, aydınlığın değil, cehaletin kapılarını mubah tutup, cahil bir kesim yaratmakta, maalesef başarılı oldular. Milyonları peşlerine taktılar, Atatürk İlke ve Inkilaplarının gösterdiği doğrultudan ayrılıp, kendi yollarını çizmek istercesine...
    Geçen gün TV haberlerinden birinde başı örtülü bir bacım çıktı; ''Ne dinime, ne ibadetime laf ettirmem. ATATÜRK'ü babam gibi sever ve takdir ederim. Türkiye'yi aydınlığa çıkartmak için yaptığı tüm devrimler, çarpıklıklardan kurtulup, doğru yolu kendi hür irademizle seçip yaşamak içindir. Bunu bilirim, buna inanırım. Hak, Hukuk, Adalet mülkün temelidir'' manasına gelen sözler söyledi...Yahu ben böyle düşünen, aydın bir dindar için, nasıl kötü sıralama yapabilirim? Can kurban. Helal olsun sana, nankörlükten uzak Türk kadını!
    Daha onlarca, belki de daha fazla tarikatın at koşturduğu ülkede, cahil oranı o kadar yüksek ki, kendi akıllarından ziyade devşirme akıllarla iktifa eden cahil halkımızın tercihi bu maalesef. Kendilerine belletilen katı kurallar dahilinde, dar kafalı vatandaşlar niteliğini bir türlü atamamaları, bu kısır döngünün içinde, memnun mesut yaşıyorlar. Aile fertlerinin tahsil görmesine ne lüzum var? Sanki okumuşlar bizden daha fazla mı insan, felsefesiyle yuvarlanıp gidiyorlar. Sıkıştıkları zaman mensubu oldukları cemaatler yardım ediyorlardır, az biraz. Geçinip gidiyorlar, fazla bilgi ve faaliyete lüzum görmeden...Yazık çok yazık! En eğlendikleri zamanlar seçim mitingleri herhalde. Pikniğe götürür gibi taşınıyorlar, ağırlanıyorlar, bir iki sloganı da ezberleyip haykırıyorlar, ohh! Gel keyfim gel!!!
    Dediğim gibi, daha birçok Tarikat ve Cemaat var ülkede. Ama bir de Atatürk tarafından inşa edilmiş bir Türkiye Cumhuriyet Devleti var. Anayasası, dili, dini belli. Milleti temsil eden, halkın seçtiği milletvekillerinin doldurmuş olması gereken bir Türkiye Büyük Millet Meclisi var. Her seçilmiş millet vekili, kitaba el basarak, halkın ve memleketin bekası için, yemin eder ve sıralarına otururlar. Maaşlarını alırlar, meclis binası içindeki yemekhaneden, berbere kadar, ucuzca ihtiyaçlarını giderirler, memleket meselelerini konuşulur, ve tartışılır, onay verilir. Bizim meclisimizde son zamanlarda tekme tokat, küfür kafir, yumruk, tekme, Allah ne verdiyse, kullanarak arbede yaşanıyor. Şimdi halledilmesi gereken beka meselesi var. Savaş alanının kıyısındayız. İnşallah aklı selim ile sıyrılırlar bu cendereden, yoksa kurunun yanında yaş da yanar, kül olur...
    Gayri kanuni işlerin artmasına ne buyrulur? Çoğumuz, hak, hukuk, adalet peşindeyiz...aman efendim nerede? Gözlerimiz Adalet Bakanı'nın üzerine çevrildi, havada uçuşan, doğruluğu kanıtlanmış olmasına rağmen türlü manevralarla sürekli arttığı ifade edilen bir mal varlığı, ve şişkin banka hesabı...
    Ben son sözümü söylemek isterim. Atatürk'ten sonra, Reis-i Cumhur olarak, namusu, şerefi ve haysiyeti olan bir mevkii en iyi şekilde temsil eden hukuk adamı Ahmet Necdet Sezer(T.C. Anayasa Mahkemesi Başkanı, geldiği gibi ayrıldı görevden. Kendisine hediye olarak sunulanları da Devletin malıdır şeklinde ifade ederek, almadı ve ayrıca lüks bir yaşam seçip, talep etmedi. Hiçbir abartılı, şatafatlı yaşam sergilemediler, zarif ve kibar eşiyle birlikte. 
    Şöylece özetlersek; fevkaladenin üzerinde kısıtlı şartlarla geçinerek iktidara gelenler vardır mutlaka, uzayan sürede, 'Love Money' adlı bir kurum tarafından, 21.04.2025'te yayınlanan listede, bol sıfırlı milyon dolarları olan devlet başkanları arasında tanıdık isimler var... gözümüz yok, da, halkının büyük çoğunluğu açlık sınırını aşmışken...Allah güle güle harcamak nasip etsin, ne diyelim....

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Anket

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği